Çift Olmak, Çift Kalmak
Bu metinde sizlere çift olmak ve çift kalmak konusundan bahsedeceğim ve bunu psikanalitik bir perspektif kullanarak yapacağım. Yanlış anlaşılmasın, bir partner bulmak için ne yapmalısınız ya da partnerinizle daha iyi bir ilişki kurmak için nelere dikkat etmelisiniz tarzı bir içerikle karşı karşıya değilsiniz, bu konuyu netleştirelim. Peki neden? Bu soruların bir cevabı varsa neden cevaplar üzerine konuşmayalım ki? Üstelik hem sosyal medyada hem çeşitli kişisel gelişim soslu kitaplarda hem pahalı birtakım konferanslarda bu konuya dair cevabı bildiğini iddia eden bu kadar insan yanılıyor olamaz, değil mi? Açıkçası hem kişisel olarak hem de Freud ve Lacan’ın fikirlerinden dayanak alarak bir yanıt vereceğim: Yanılıyorlar. Şunu çok net bir şekilde vurgulamak gerekli: Çift olmaya dair ve çift kalmaya dair genel geçer, herkes için uygulanabilir bir çözümden bahsetmek mümkün değil. Peki neden? Yazının devamı için tıklayınız.


Psikanalitik Bakışla: Eşikler ve Süreçler
Arkhe’nin düzenlediği “Psikanalitik Bakışla: Eşikler ve Süreçler” etkinliği 28 Temmuz-4 Ağustos tarihleri arasında Nesin Matematik Köyü’nde. Bu etkinlikte üç oturum boyunca cinsellik meselesini Freud ve Lacan’ın öğretileri bağlamında tartışacağım. Başlıklar şöyle:
I. Oturum: Cinsellik Nedir?
II. Oturum: Cinsel İlişki Var mıdır?
III. Oturum: Cinsel Kimlikler
Detaylı bilgi için tıklayınız.



İYYÜ Psikoloji Günleri
İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Psikoloji Kulübü’nün düzenlediği Psikoloji Günleri'ne konuşmacı olarak davet edildim ve etkinlikte insan oluş sürecini ele aldım.
"Psikanaliz açısından baktığımızda insan olmak kendiliğinden gerçekleşen, doğal bir süreç değildir. Bebeğin bu süreçte dağınık ve kaotik olarak deneyimlediği hoşnutsuzluklar zamanla bedenin belli bölgelerinde lokalize olmaya başlar, yani diğer bir ifadeyle Öteki, dil aracılığıyla bu organizmaya müdahalede bulunur. Biyolojik-varlıktan konuşan-varlığa geçiş ya da diğer bir ifadeyle insan olmaya geçiş, ancak Öteki’nin ve dilin müdahalesiyle mümkün hale gelebilir. Bu konuşma boyunca sizlere, Freud’un ve Lacan’ın öğretilerini merkeze alarak bu bakış açısını aktarmaya çalışacağım."




İstanbul Üniversitesi Psikoloji Kulübü’nün düzenlediği PsikoTalks etkinliğine konuşmacı olarak davet edildim ve etkinlikte psikanalitik açıdan çift olma ve çift kalma meselesini ele aldım.
"Nasıl ideal bir erkek olunur, nasıl ideal bir kadın olunur, hangi cinsel kimliğe aidim, cinsel kimlik spektrumundaki konumum ne gibi sorular birçok özneyi yakından ilgilendiriyor. Ayrıca çift olunabilecek bir partner nasıl bulunur ve çift kalmak mümkün mü gibi sorular da çağımızın öznesini oldukça fazla meşgul ediyor. Psikanalizin bu sorulara bir yanıt, bir reçete sunduğunu söylemek mümkün olmasa da bir bakış açısı sunduğunu söylemek mümkün. Bu konuşma boyunca Frued’un ve Lacan’ın öğretisi bağlamında bu bakış açısını sizlere aktarmaya çalışacağım."



Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Psikoloji Kulübü'nün düzenlediği Psikanaliz Günleri'ne sevgili meslektaşlarım Tuba Alkan, Sinem Acar ve Ece Aşıroğlu'yla birlikte konuşmacı olarak katıldık. 30 Ekim 2023 tarihinde gerçekleşen ve psikanalizin ne olduğu sorusuna eğildiğimiz bu etkinlikte ben "Neden Psikanaliz?" başlığını ele aldım.
Bunca terapi ekolü varken ve her bir yeni ekol kendinden önceki ekolleri geçersiz ilan ederken genç meslektaş adaylarının psikanalize yönelmeleri için geçerli nedenlere sahip olup olmadıklarını sorguladım. Ayrıca psikanalizin insan tahayyülüne odaklandığım bu etkinlikte insan olma sürecini Freud'un ve Lacan'ın öğretileri bağlamında tartıştım.

Psikanaliz Araştırmaları Derneği'nin 2023 yılında, İstanbul Saint Joseph Lisesi'nde gerçekleştirdiği "Analistin Arzusu" başlıklı sempozyuma yurt dışından birbirinden değerli Lacancı psikanalistler katılım gösterdi.
Ben ise analistin arzusu bağlamında Lacancı psikanalizin alametifarikası olan kısa seans ve seans kesme meselelerini ele aldım. Seans kesmenin analizde ne gibi bir işlevi olduğuna ve bu kavramın Türkiye'de 45-50 dakikalık seanslara indirgenen "çerçeve" kavramıyla birlikte nasıl düşünülebileceğine odaklandım. Bunu yaparken "kesme" kavramının öznenin oluşumuyla ve kastrasyonla olan yakın ilişkisine değindim ve klinik bir araç olarak ne gibi işlevlere sahip olduğunun altını çizdim.



Üyesi olduğum Psikanaliz Araştırmaları Derneği'nin 2023-2024 yılı eğitim programı yayında. Programın oluşturulması ve yürütülmesinden sorumlu olduğum bu eğitim yılında birçok temel psikanalitik kavramı Freud'un ve Lacan'ın öğretileri doğrultusunda tartışacağız.
Ayna evresi, yabancılaşma, ayrılma, Lacancı söylemler ve cinsiyetlenme konularını detaylandıracağım bu eğitim programında, katılımcılara öznenin nasıl ortaya çıktığını ve cinsiyetli ve sosyal bağlar kurabilen bir varlık haline nasıl geldiğini göstermeye çalışacağım.

Gazeteci Murat Aksoy'un Oğuzhan Nacak'la seçimler üzerine yaptığı söyleşi Politikyol'da yayımlandı. Okumak için tıklayınız:
"Geçtiğimiz hafta Birikim’in web sitesinde psikolog Oğuzhan Nacak’ın “Seçimler ve Psikanaliz” başlıklı yazısını okuyunca, kendisiyle konuşmak istedim. Çünkü seçimleri bugüne kadar hep siyaset bilimciler, ekonomistler, sosyologlar yorumladı, onlara soruldu. Nacak ise, seçim sonuçlarını psikoloji ve psikanaliz açısından değerlendirdi. Nacak ile yazısı üzerinden Erdoğan’ı, AKP’yi, muhalefeti ve muhalefetin başarısının nasıl olabileceğini konuştuk." Söyleşinin tamamını okumak için tıklayınız.

Oğuzhan Nacak'ın Psikanaliz Sohbetleri'nde seçimleri psikanalitik açıdan ele aldığı bölümün metni Birikim Güncel'de yayımlandı. Okumak için tıklayınız:
"Bildiğiniz üzere seçimleri geride bıraktık ve kazanan yine Erdoğan oldu. Herkesin şu ya da bu düzeyde aklındaki soru ise şu: Erdoğan nasıl oluyor da bunca yolunda gitmeyen şeye rağmen seçilebiliyor? Ekonomi bu denli kötüyken, deprem felaketinin yarattığı yıkım ortadayken, tüm demokratik süreçler askıya alınmışken insanların önemli bir kısmı neden Erdoğan’ı desteklemeye devam ediyor. Tabii bu soru sadece Erdoğan’la ilgili değil. Dünyanın birçok yerinde sağcı, milliyetçi ve popülist liderlerin yükselişine tanık oluyoruz. Her ne kadar bu metinde geçen haftaki seçimleri anlamaya çalışacak olsak da soru aslında daha büyük." Devamı için tıklayınız.

Arzu ve Kaygı

Program

Argüman II

Arzu ve Kaygı
"İnsanlar neden sürekli olarak yeterince tatmin olamadıklarından yakınır? Bir kişinin partnerini sevdiğini fakat başka kadınları/adamları arzulamaktan da kendini alamadığını söyleme sebebi nedir? İnsan neden işinde her şey yolunda giderken sıkılmaya başladığını ve bir farklılık aradığını dile getirir? Neden her yolu denememize rağmen mutlu olmanın ve mutlu kalmanın bir yolunu bulamayız? Arzunun tatminsizliğine dair bunca yakınmaya rağmen neden arzuladığımız şeye yaklaştığımızda kaygılanırız? Kaygı neyin göstergesidir? Bu sorular şu ya da bu düzeyde tüm özneleri ilgilendirmektedir. Ve tabii ki özneleri ilgilendiren bu sorular psikanalizi de yakından ilgilendirir." Devamı için tıklayınız.

Kadınlar, Erkekler, Bedenler

Program

Argüman

Kadınlar, Erkekler, Bedenler

Eğitim

Program

Konuşmacılar

Eğitim
Lacan'ın Metinlerinden Psikanalizin Pratiğine
Bu sene Lacan'ın en temel metinlerinden birisi olan "Tedavinin Yönü/Yönetimi ve Gücünün İlkeleri" metnini ele alıyorum. Aktarım, karşı-aktarım, yorum, arzu, özne gibi temel kavramların ele alınacağı bu derste Lacan'ın çağdaşlarıyla olan teorik ve pratik fikir ayrılıklarına odaklanacağız. Psikanalitik eğitimin teorik ayağını oluşturan bu program psikanalizle daha ileri düzeyde ilgi duyan kişilerin katılımına açıktır. Detayları Psikanaliz Araştırmaları Derneği'nin Twitter ve Instagram hesaplarında bulabilirsiniz.
Sizlere bu podcast serisinde psikanalitik teoriye dair yaptığım çeşitli konuşmaları iletmeyi amaçlıyorum. Bunu yaparken temel amacım Freud ve Lacan’ın öğretisine ilişkin dinleyicilerin zihinlerinde kapılar açmak ve bu ilk bakışta oldukça kompleks görünen teoriyi mümkün olduğunca anlaşılır kılmak.
Bu podcast serisi düzenli aralıklarla yayımlanacak konuşmalar içerecek. Ele alacağım ilk konu ise travma kavramı olacak. Sonrasında ise nefret, cinsel kimlik, ayna evresi, çocuklarla psikanalitik çalışma, sapkınlık gibi konuları ele alacağım. Daha sonrasında ise histeri, obsesyon, psikoz, fobi, semptom, Oidipus kompleksi, arzu, jouissance gibi kavramları içeren konuşmalar paylaşacağım. Daha da sonrasında neler olacağını ise zaman gösterecek.
Psikanaliz Sohbetleri Podcast serisine Spotify üzerinden erişmek için buraya tıklayabilirsiniz.
Ayna Evresi
"Ayna evresi kavramı Lacan dendiğinde, özellikle akademik dünyada, akla ilk gelen kavramlardan birisidir. Lacan ayna evresi kavramını ilk olarak “Özne-benin işlevinin oluşturucusu olarak ayna evresi”[3] metninde ele alır. Bu metnin tarihsel bağlamı ise oldukça önemlidir: Lacan bu metni ilk olarak otuz beş yaşındayken ve halen psikanalize ve psikanaliz eğitimine devam ederken, 1936 yılının yazında, IPA’nın 14. Uluslararası Kongresinde, “Ayna Evresi” adıyla sunmuştur. Fakat bu sunumda Lacan açısından tatsız olan bir durum yaşanır. Ernest Jones, Lacan’ın konuşmasını onuncu dakikasındayken keser. Ertesi sabah Lacan bu kongreyi terk eder ve Nazilerin propaganda makinesini yerinde gözlemlemek amacıyla olimpiyatları izlemeye Berlin’e gider. Hatta Lacan bu metni yazılı halini kongredeki ilgili birime vermez ve 1937’de çıkan kongre bülteninde bu metnin sadece başlığı yer alır." Devamı için tıklayınız.
7-8 Şubat 2020 tarihlerinde Psikanaliz Araştırmaları Derneği ve Bahçeşehir Üniversitesi’nin işbirliğiyle düzenlenen "Freud'dan Lacan'a Psikanalitik Klinik" başlıklı sempozyumda yaptığım konuşmanın metnine aşağıdan ulaşabilirsiniz:
"Bugün travma kavramını psikanalitik açıdan ele alacağım. Her ne kadar bu kısa sürede travma kavramının psikanalizdeki yeri hakkında her şeyi söylemek mümkün değilse de bu konuşmanın sonunda amacım sizlere travma konusunda bir kavrayış kazandırmak ve sizleri ileri okumalara teşvik etmek. Ayrıca yer yer travma kavramının günümüzde nasıl ele alındığına ve bu ele alınışı psikanalitik açıdan nasıl kritik edebileceğimize odaklanacağım." Devamı için tıklayınız.
Psikanalitik Açıdan Travma
.jpg)
7 Mart 2021 tarihinde gerçekleşecek olan, İstanbul Kültür Üniversitesi Felsefe Kulübünün düzenlediği Psikanalizde Arzu başlıklı etkinlikte "Sapkınlıkta Arzu" başlıklı bir sunum gerçekleştireceğim. Online etkinliğin çağrısına aşağıdan ulaşabilirsiniz:
"Kulüp olarak düzenlediğimiz Psikanalist Ceren Korulsan ve Psikolog Oğuzhan Nacak ile 7 Mart Pazar günü, Dr. Öğr. Üyesi Ece Naz Ermiş moderatörlüğünde, 12.00-14.00 arasında gerçekleştireceğimiz “Arzunun Çıkmazı” ve “Sapkınlıkta Arzu” başlıklı online konuşmaya hepiniz davetlisiniz."
Psikanalizde Arzu
12 Ekim 2019 tarihinde Psikanaliz Araştırmaları Derneği, Saint Benoît Lisesi ve Bahçeşehir Üniversitesi’nin işbirliğiyle düzenlenen "Aşk ve Nefret" başlıklı sempozyumda yaptığım konuşmanın metnine aşağıdan ulaşabilirsiniz:
"Lacan I. Seminer’de varlığın üç tane tutkusu olduğunu söyler: aşk, nefret ve cehalet. Bu tutkular, öznenin dilin kendisinde oluşturduğu eksiğe, dilin birincil etkisine verdiği yanıtlardır. Dolayısıyla üç tutku da eksikle ilişkilidir. Hem öznenin kendi eksiğiyle hem de Öteki’ndeki eksikle olan ilişkisine varlığın verdiği yanıtlardır.
Ben bugün size bu üç tutkudan birisi olan nefretten bahsedeceğim. Yanıtlamaya çalışacağım soru ise şu olacak: Öznenin nefret etme nedeni nedir? Hatta daha doğrusu özne neyden nefret eder?" Devamı için tıklayınız.
Nefret ve Öteki

Psikanaliz Araştırmaları Derneği (PAD) tarafından düzenlenen psikanaliz dersleri dört sömestrden oluşmakta ve iki yılı kapsamaktadır. Bu derslere katılan kişiler derslerin sonunda Freudcu ve Lacancı psikanaliz konusunda belirli bir temel fikre sahip olacaklardır. Bu dersler teorik bir içeriğe sahiptir. Dersler IF-EPFCL (Internationale des Forums - École de Psychanalyse des Forums du Champ Lacanien) üyesi Özgür Öğütcen, Ceren Korulsan, Oğuzhan Nacak ve Tuba Alkan tarafından verilecektir. Bununla birlikte her sömestr EPFCL üyesi önde gelen psikanalistler ders programına Cumartesi tüm gün süren bir çalışma formatı içinde katılacaktır. Yurt dışından programa katkı sunacak psikanalistlerin adları her sömestr öncesinde duyurulacaktır. Ders programı Türkiye’den katılacak konuşmacılarla yurt dışından gelecek psikanalistlerin katılımcı olduğu yurt içi ve yurt dışı ayağı olan karma bir ders programıdır.
2020-2021 dönemi dersler 27 Eylül Pazar günü başlamıştır. Ayrıntılar için tıklayınız.
Lacancı Psikanaliz Teorik Dersleri
Bu yayında Lacancı psikanalize dair temel kavramlar ele alındı. Özne, jouissance, büyük Öteki, semptom gibi temel kavramların açımlandığı bu toplantıda vaka örnekleri üzerinden Lacancı psikanalizin kliniğinde nelere odaklanıldığı üzerine konuşuldu. Bu toplantıda ele alınan bazı sorular şöyle:
-Bir kişi neden analize/terapiye gider?
-Psikanalizde analizi yapan esas fail kimdir?
-Psikanaliz semptomları çabucak ortadan kaldırılması gereken oluşumlar olarak mı ele alır?
-Analizanın öyküsü dinlemek ne işe yarar?
Bu soruların ve daha fazlasının ele alındığı online toplantıyı yandaki sekmeden izleyebilirisiniz.
Lacancı Psikanalizin Klinik Görünümü
Defterleri Temize Çekiyoruz:
“Çocuk ve Ergen Cinselliği”
Çocuk ve ergen psikanalizinin temek konularının ele alındığı “Psikanalistlerle Çocuk ve Ergen Söyleşileri”nin bu toplantısında, YKY'nin "Psikanaliz Defterleri: Çocuk ve Ergen Çalışmaları" kitap dizisinin dördüncü kitabı olan “Çocuk ve Ergen Cinselliği”nde yer alan konular ele alınıyor.
Türkiye’de bir çocuk ve ergen psikanalizi kitaplığı oluşturmak amacıyla hazırlanan kitap dizisinin yayın kurulu üyeleri Alper Şahin, Neslihan Zabcı, Sezai Halifeoğlu, Şeyda Postacı, Talat Parman ve Tijen Demirörs'ün katıldığı “Defterleri Temize Çekiyoruz” başlıklı bu söyleşide dizinin yeni kitabında yer alan yazılar değerlendiriliyor.
Bu sayıda yayımlanan Psikanaliz ve Cinsel Kimlik başlıklı yazımı Sezai Halifeoğlu ele alıyor.

Psikanaliz ve Cinsel Kimlik
Yapı Kredi Yayınları'ndan çıkan Psikanaliz Defterleri dizisinin 4. sayısının konusu "Çocuk ve Ergen Cinselliği." Psikanalizin cinsiyete ve cinsel kimliğe dair ortaya çıkan sorulara ne gibi yanıtlar verdiğini ve yeni yanıtlar üretmek için ne gibi imkanlar sunduğunu aktarmaya çalıştığım bu metinden tadımlık bir bölümü aşağıda bulabilirsiniz. Ayrıntılı bilgi için tıklayınız:
"O zaman cinsiyet konumlarından, hatta cinselliğin kendisinden bahsederken var olmayan bir tözden, var olmayan bir normdan bahsediyoruz. Bu nokta çok önemli çünkü Lacan tam da bu imkânsızlıkları, bu eksiklikleri öğretisinin merkezine koyar. Lacan’da uygun bir şekilde sonlanan psikoseksüel gelişim aşamaları yoktur, cinsiyetin ideallerine uygun normal özdeşleşmeler yoktur. Zaten kendi cinsiyetiyle uygun ve normal bir şekilde özdeşleşmiş bir kişi nasıl tahayyül edilebilir ki?" Devamı için tıklayınız.

Çeviri Etrafında: Sapkınlıkta Aşk, Arzu ve Jouissance
Mesut Varlık'ın yayın yönetmenliğini yaptığı Ons: Yaşama Kültürü dergisi 4. sayısı için kitabın çevirmeni Oğuzhan Nacak çeviri notlarını kaleme aldı. Metinden bir parçayı aşağıda bulabilirsiniz:
"Çağımızla ilgili bir diğer ilginç mesele cinsellikle ilgili tüm meselelerin rızayla ilişkili olarak değerlendirilmesidir. Sanki bir kişi partneriyle anlaştığı sürece sapkınlıktan ya da DSM diliyle konuşursak parafiliden muaftır. Bu da kaçınılmaz olarak şöyle bir sonuca yol açar: Çağımızda sapkınlık sadece adli vakalarda, yani cinsel saldırı, pedofili ve ensestle ilişkili olarak varmış gibi görünmektedir. Sapkınlığın bunlarla hiçbir ilgisi olmadığını söylemek tabii ki mümkün değildir ama insanların bir takım aşırı davranışlarına bakarak onları sapkınlık kategorisi altında değerlendirmek çok ciddi bir problemdir."

Sapkınlıkta Aşk, Arzu ve Jouissance
Çevirmenliğini yaptığım Sapkınlıkta Aşk, Arzu ve Jouissance kitabının önsözünü aşağıda bulabilirsiniz.

Çocuk Psikanalizi Üzerine